21/2/2008
Çocuk Büyütürken Dikkat
Kategori: Yasam
ÇOCUKLAR İÇİN ÖNERİLER
Karanlık Odada Uyumak
Löseminin pençesine düşmemek için karanlık bir odada uyunması gerektiğini biliyor muydunuz?
Beyinde ve sadece 23.00 ile 05.00 saatleri arasında salgılanan melatonin hormonu, vücudun biyolojik saatini koruyup ritmini ayarlar. Jetlag denilen hadisenin sebebi de bu hormondur.
Melatonin diğer antioksidan tesirlerini güçlendirir, kanserli hücrelere karşı koruma sağlar, üreme sistemiyle bağlantısından tutun da yorgunluk, isteksizlik gibi durumların nedenlerini oluşturur. Şu sıralar melatoninin yaşlanmayı geciktirici etkisinden dolayı da üzerinde önemle durulmakta;
İşin can alıcı noktalarından birisi hormonun çocuklar üzerindeki tesiri
Avrupa'da lösemili ve kanserli çocuk sayılarının artmasından ötürü yapılan araştırmalar sonucunda ailelerden istenen bir hususta çocukların kesinlikle karanlık ortamlarda yatırılmaları. Çünkü melatoninin güçlü salgılanmasının kansere karşı koruyucu etkisi olduğu biliniyor. Ancak bu hormon ışığa duyarlı. Deneylerde uyuyan kişinin hormon salgısı izlenirken ışığın açıldığında hormonun azaldığı, karanlıkta yoğun olarak salgılandığı tespit edilmiş.
Buradan hareketle anne babaları uyaran uzmanlar,;lütfen karanlıkta yatın ve çocuklarınız uyurken ışığı kapatın; uyarısında bulunuyor
Ayakta Sallamak
Annelerin bebeklerini uyutmak için gelenekler ve yanlış bilgiler sonucunda ayağında ya da salıncakta hızlı sallamasının beyinde 'bebek sallama sendromu' denilen ciddi hasara yol açarak, beyin kanamalarına neden olabildiği bildirildi.
Bursa Acıbadem Hastanesi Nöroşirurji Uzmanı Prof. Dr. Kaya Aksoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, beyin kanamasının, pek çok sebebe bağlı olarak meydana gelebileceğini söyledi.
Genel olarak beyin zarları arasında, beyin içerisinde veya kafatası ile saçlı deri arasındaki kanamaların tümüne birden beyin kanamaları denildiğini ifade eden Aksoy, beyin kanamaların en fazla travmaya uğramış olgularda görüldüğünü bildirdi.
Travma sonrası cilt altında oluşan kanamaların özellikle çocuklarda çok önemli sonuçlar doğurabildiğini vurgulayan Aksoy, 'Çünkü bunlar herhangi bir şekilde tedaviye ihtiyaç göstermese bile, çocuğun kan miktarı az olduğu için, cilt altıyla kafatası arasında biriken kanama çocukta kansızlığa neden olabiliyor. O yüzden bu kanamanın miktarının mutlaka saptanıp çocuğa kan takviye edilmesi gerekiyor' dedi.
Anne ve Babasıyla Yatan Çocuklar
Anne ve babasıyla birlikte yatan çocukların ileriki yaşamlarında sanıldığı gibi psikolojik sorun yaşamadığı bildirildi.
ABD’de yapılan bir araştırma, birlikte uyumanın sağlıklı olduğunu ve çocuğun gelişimi üzerinde uzun süreli etkisi bulunmadığını ortaya koydu.
California Üniversitesinden Dr. Paul Okami, öncelikle ailelerden çocuklarının uyku planını sunmalarını istediklerini, buna göre, ailelerin yüzde 35inin bebekleri 5 aylıkken aralıklı olarak kendileriyle uyumasına izin verirken, yüzde 9unun sürekli birlikte uyuduklarını söyledi.
Okami, çocuklar 5 yaşına gelinceye kadar bu oranın yüzde 6ya düştüğünü, 6 yaşında ise sadece yüzde 3 olduğunu belirtti.
YALNIZ UYUYANLARDAN HİÇ FARKLARI YOK
Araştırmacılar, 5 aylık oluncaya kadar ailesiyle birlikte uyuyan çocukların 2 ya da 3 yaşına geldiğinde yalnız uyuyan çocuklardan hiç farkı olmadığını, birlikte uyumanın uyku bozukluğuna yol açmadığını saptadı.
Aynı şekilde bu çocukların 6 yaşına geldiğinde duygusal farklılık ya da davranış farklılığı ortaya koymadığı belirlendi. Araştırmacılar, ayrıca bu çocukların, birlikte uyumaya karşı olanların ortaya attığı akıllarında seksten başka birşey olmuyor görüşünün yanlış olduğunu da kaydetti.
VAROLAN ENDİŞELER YERSİZ
Araştırmaya konu olan çocukların, 18 yaşına geldiklerinde yeniden incelendiğini ifade eden araştırmacılar, çocukların bu yaşta da yalnız uyuyan çocuklardan çok önemli bir farklılık göstermediğini belirtti. Her iki grubun da aileleriyle ve yetişkinlerle aynı şekilde ilişki kurabildiği kaydedildi.
Doktorlar, araştırmada birlikte uyumayla tütün, alkol ve uyuşturucu kullanımı arasında bir bağ da bulamadı.
Dr. Okami, Developmental and Behavioral Pediatricsde çıkan makalede araştırmaların birlikte uyumayla ilgili endişelerin yersiz olduğunu gösterdiğini söyledi.
Bilgisayar ve Çocuklar
Çocuğunuz evde geçirdiği zamanlarda bilgisayar başından kalkmıyorsa, dışarıda arkadaşlarıyla oynamak yerine atari salonlarına gidiyorsa onu azarlamak yerine çocuğunuzla kurduğunuz iletişimi gözden geçirmeniz gerekir.
Günümüzde anne ve babaların çocukları hakkında yaptıkları olumsuz eleştirilerin başında bilgisayar oyunları geliyor. Ebeveynler saatlerce bilgisayar başında kalan çocukları için kaygılanmakta ama onları bu alışkanlıktan nasıl kurtarmaları gerektiğini de bilmemektedirler. Eğer çocuğunuz evde bilgisayar başından kalkmıyor veya dışarı çıktığı zaman atari salonuna gidiyorsa probleme tek taraflı bakmak doğru değil.
Bu durumda anne ve babanın da suçu var demektir. Mesela, çocuğunuzu eve bağlayan onu mutlu edecek bir şey olmadığı için zamanını bilgisayar başında geçiriyor olduğunu unutmamak gerekir. Bu yüzden çocuğunuzla diyalog kurmaya çalışın. Onu evden ya da dışardaki ardadaşlarından soğutan sebepleri öğrenmeye çalışın. Çocuğunuzla bilgisayarı nasıl kullanacağı hususunda onunla konuşun, almak istediği CD leri beraber seçerek onun dünyasına yakın olun. Burada ne aldığını, okulda arkadaşlarının hangi CD leri tercih ettiğini bilmeniz önemlidir, unutmayın.
Çocukları Kanserden Korumanın 10 altın Önerisi
Prof. Dr. Murat Tuncer; mükemmel anne baba olmak isteyen aileler için hazırladığı 'Çocuk Sağlığı Rehberi' adlı kitabında yer alan önerileri anlattı. Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanı da olan Prof. Dr. Tuncer, çocuklarınızı kanserden koruyacak 10 altın öneride bulundu:
1- SİGARA VE ALKOL: Türkiye'de her iki çocuktan biri sigarayla etkilenecek şekilde karşılaşıyor. Sigara; tüm kanserlerin üçte birinden ve akciğer kanserlerinin de yüzde 90'ından sorumlu. Evde sigara içen birinin varlığı ya da annenin sigara içmiş olması çocuklardaki lösemi ihtimalini üç kat artırıyor. Özellikle hamilelik döneminde alkol alan annelerin çocuklarında kanser riski artıyor.
2- ÇEVRE KANSEROJENLERİ: Çevremizde farkında olmadan karşılaştığımız birçok kanserojen, yani kansere neden olan madde var. Örneğin; asbest, erionit içeren ev yapımı malzemeler ve toprak, ağır metal üreten fabrika artıkları, arsenik, PVC kesimi yapılan fabrikalar, elektromanyetik alanlar, hamilelik ve emzikli dönemde kullanılan kimyasal saç boyaları kanser riski yaratır.
3- BESLENME: Kanser riskini azaltan en önemli beslenme tarzı anne sütü ile beslenmedir. Fast food'lardan, gazlı ve hazır içeceklerden kaçınmak da kanserlerin yaklaşık üçte birinden sorumlu olan önemli bir riski azaltmaktadır. Özellikle çocukları cezbeden ancak hiç de sağlıklı olmayan yüksek kalorili atıştırma amaçlı yiyeceklerden çocuklarımızı uzak tutmalıyız. Böylece hem farkında olmadan aldıkları kanserojenleri uzaklaştırmış, hem de onları obeziteden korumuş oluruz. 'Na-benzoat' ve 'askorbik asit' içeren hazır içecekler de zararlıdır. Ayrıca cocuklarınıza aşırı tadlandırıcı içeren diyet ürünler vermeyin.
4- FİZİKSEL AKTİVİTE: Erken yaşta başlanan uygun fiziksel aktivite ve düzenli spor, yaşam boyu sağlıklı bir vücut için gereklidir. Fiziksel aktivitenin yaşamımızın bir parçası haline getirilmesi tüm yaşam boyu kanser riskini ciddi şekilde azaltır. Bu azaltıcı etki; hem obeziteyi önlemesi, hem de doku oksijenlenmesini artırması sayesinde oluşur.
5- GENETİK YATKINLIK: Kanserlerin yüzde 5 ila 10'unun genetik kökenli olduğunu ve genetik yapımızın riskimizi artırdığını bilin. Ailenizde kanser varsa; yatkınlık söz konusu olabileceğinden, çocuklarınız için oluşabilecek risklerden uzaklaşmak çok daha fazla önem taşır. Özellikle ailenizdeki kanser vakalarını aile doktorunuza danışarak, erken tarama ve kontrol programlarına nasıl başlanacağı hakkında bilgi edinmelisiniz.
6- BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ VE AŞILAR: Menenjit aşısı olan çocukların daha az lösemiye yakalandığı bilinmektedir. Birçok aşı, bağışıklık sistemini erkenden uyararak olgunlaşmasına yardım eder ve kanser oluşumuna karşı bağışıklık sisteminin bilinçlenmesine yardımcı olur. Hepatit B aşısı karaciğerin özel kanserlerini engeller. Bu nedenle çocuklarımızın aşılarını düzenli şekilde yaptırmanız önemlidir.
7- GÜNEŞ VE MANYETİK ALANLAR: Güneş ışını ve elektromanyetik alanlar, Dünya Kanser Kontrol Ajansı tarafından muhtemel kanserojenlerden sayılıyor. Hamilelik döneminde ve doğum sonrası emzirme döneminde; solaryum ve bağlantısız internet erişimlerinden ve cep telefonundan kaçınılmasında, evde ergenlik döneminde ya da çocuk yaşta biri varsa kablosuz bağlantıların tercih edilmemesinde fayda vardır.
8- RADYASYONDAN KORUNMA: Yaşam boyu radyasyonla karşılaşıyoruz. Riskleri en aza indirmek için gereksiz film ve CT (bilgisayar tomografisi) çektirmemekte fayda var. Doktor önermedikçe çocuğa, tekrar tekrar kontrol amaçlı röntgen çektirmek doğru değildir.
9- RUTİN KONTROLLER: Her yaşa uygun doktor kontrolleri, idrar ve kan testleri çocuğunuzun sağlığı için olmazsa olmazdır.
10- KANSERİN EN ÖNEMLİ 10 BELİRTİSİNİ ÖĞRENİN:
ü Lenf düğümlerinde ve vücudun başka bölgelerinde şişlik ya da sertlik.
ü İki ayı geçen tedaviye dirençli, tekrarlayan ve nedeni bir türlü bulunamayan öksürük.
ü Düzelmeyen yara ile hızla şekli ve rengi değişen ben.
üAçıklanamayan yorgunluk, halsizlik ve uzun süren gece ateşlenmeleri ile terlemeleri.
ü Hızlı kilo kaybı ve iştahsızlık.
üDışkılama alışkanlıklarında değişiklik, düzelmeyen ishal ve kabızlık.
ü Kanlı idrar.
ü Ciltte veya vücudun başka bir yerinde nedensiz kanama.
ü Yutma güçlüğü.
ü Tende solukluk.
ü Boyunda bir tarafta eğrilik.
Yorum yaz!
:: Arkadaşına Gönder!
Yazan: isimsiz | Konu: Selam | Tarih: 2009-02-17 22:29:23
Çocuklar bizim herşeyimiz. Bunlara çok dikkat etmek gerekir. Zaten sitenizde çok güzel özel konulara değinmişsiniz. Oldukça içerikli ve doyurucu yazılar yazmışsınız. Teşekkürler.
Bağlantı:: ::
Yazan: supermarket0954 | Konu: önemli bir konu | Tarih: 2008-06-13 18:17:17
merhabalar çok önemli bir konuyu yazmışsınız ama şu sistemde bu durumlara ilgili titiz davransakta inşallah çocuklarımızı bir nebzede olsa koruruz.konu çok önemliydi arkadaşlarımada tavsiye ettim okumalarını.Bu arada biz Mardinde 4 sene görevliydik ve oranın büyüsüne inanın çok kapıldığımızdan her sene oraya gitmekteyiz .gitmenizi öneririm yazıdaki yerleri gezmenizide şiddetle tavsiye ediyorum.selamlar.
Bağlantı:: ::
Yazan: AyBEROZ | Konu: Davet | Tarih: 2008-06-04 00:42:48
Tüm blog dostlarımı bu forumda bir araya getirip desdek ve paylaşım olanağı sunmayı amaçlıyoruz. Blog dostlarım paylaşım mekanı AyBEROZ Foruma Beklerim.. iyi geceler. www.ayberoz.com
Bu arada bende Manisa da ikamet eden bir Aydın lıyım.
Bağlantı:: ::
Yazan: boran9 | Konu: merhaba | Tarih: 2008-02-25 14:18:29
Çocuklarımız bizim herşeyimiz.Onlar için en iyisini istemeden önce okumalı ve öğrenmeliyiz
Bağlantı:: ::
Yazan: sariakasya | Konu: selam | Tarih: 2008-02-21 23:05:16
Her yeni gün, biraz sevgi, biraz mutluluk, biraz umuttur. Umutlarınızın hiç tükenmemesi dileğiyle, Sevgiler...
Bağlantı:: ::
Yazan: isimsiz | Konu: selam | Tarih: 2008-02-21 19:25:48
cbox da sorun var sanırım iyi akşamlar dilemek istedim
Bağlantı:: ::